DUYURUKitap Siparişi Hakkında
Tüm Haberlere Dön
08 Haziran 2026 01:17

Neleri Kaybettik?

Sadece 365 gün değildi hızla geçip giden. Sayılı günler çok hızlı bir şekilde geçip gitti. Üç yüze yakın şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. 2024 yılının ilk 6 ayında 878 işçi ölümüne şahitlik ettik. İlk 6 ayda yüzlerce çocuk ölümünden 17 tanesi şüpheli sayıldı. Okula giden 614 bin çocuk okullarını bırakıp evine, ailesine yardımcı olmak için iş hayatına karıştı. 427 bin boşanma davası açıldı. Rakamlar rakamlar uzayıp gider. Ama okuyanları rakamlara boğmak, sıkmak istemem, lakin; deve misali "neremiz doğru?" Kapanan iş yeri, batan şirket sayısı mı? Sayfalarca rakamlı istatistik bilgisi yazarım. On sekiz değişik branşta 101 sporcu ile katıldığımız olimpiyatlarda tek bir altın madalya bile alamadan döndük. Binlerce okul ve dersliğin ihtiyacı olan binlerce öğretmen atama beklemesine rağmen, ne beklenen oldu, ne de söz verilen atamalar gerçekleşti. Ya atanamayan öğretmenlerden kaç tanesi umutsuzluktan intihar etti? Bu yılda mesken abone grubu için %38, tarım abone grubu için %30, kamu ve özel sektörü abone grubunda düşük kademeye %38 ve yüksek kademeye %20 oranında zam yapıldı. Ya doğal gaza %38 oranında zam yapıldı. Neyi anlatayım bilemiyorum. Bu yılda asgari ücretlinin alım gücü kaybı %54, 712 TL tutarında. Hani var ya "Nesini anlatayım canım efendim" türküsü bu günler için mi söylenmişti? Bu halkın kolu neden omuzundan kesiliyordu? Bana "Serok Ahmet derler" diyen birinin engin bilgisi ile başımıza bela ettiğimiz, 22 yıldan bu yana, doğusundan batısına tüm komşularımızla bir iyi, bir kötü dengesiz sürdürülen dış politikanın sonucu olarak milyonlarca Suriyeliyi ülkemize soktular. Kiralardan temel gıdaya kadar her şey tavan yaptı. Bir zamanlar kendi kendine yeten bir ülke diye övündüğümüz ülkemizde, nohuttan buğdaya tüm tarım ürünlerini dışardan ithal ediyoruz. Çiftçiyle yat sahibine aynı fiyatla akaryakıt satan bir yönetimce yönetilen zavallı ülkem. Son gelen zamlarla geçen yıla göre %50'ye yakın zam yapıldı. Anneler çocuklarının beslenme çantalarına koyacak bir şey bulamazken, zavallı babalar gözlerini çocuklarından kaçınır olalı uzun zaman oldu. "Nas" demişlerdi faiz için. Sonra ne oldu da 11 ayda 9 kez faiz oranları artırıldı? Bunu açıklayacak elbette siz okurlar değil. Ya 2025'te sona ereceği söylenen Kur Korumalı Mevduat hesabına ödenen para ne kadar? Bir yıl biterken insan hem kendi adına geçen günlerin bir sağlamasını yaparken, sevdiği topraklarda yaşayan yurttaşları için de aynı sağlamayı yapmak istiyor. Ben kendi adıma yazdıklarımdan 2024 yılında "Yılın Edebiyat Ödülü" ve "Yılın En İyi Romanı" olmak üzere ödüller aldım. Yılın son günlerinde dede oldum. O güzel duyguyu yaşadım. Ama benim bireysel mutluluğum ne ifade eder. Benim gibi hayata soldan bakan, halkını seven, emeğin gücüne inanan, sivil toplum kuruluşlarının gücüne saygı duyan, özellikle çalışanların kesinlikle sendika üyesi olması, haklarını gerçek sendikaların savunmasını, koltuklarına yapışmış, emekçinin hakkı yerine sarı sendikacılığın bayraktarlığını temsil eden godaman sarı sendika başkanlarından bir an önce kurtulmalarını diliyorum. Çalışanların %50'ye yakının asgari ücretli olduğu bir ülkede sendikadan bahsetmek zaten boş ve anlamsız. Çocukları kendi ailelerinden bile koruyamadığımız, kundaktaki bebeklere bile istismarda bulunulan bir ülke, ahlak değerlerini paraya bağlamış, en yakınların bile birbirini kandırmaktan, kazıklamaktan çekinmediği, ar damarlarının kalmadığı bir ülkede hangi etik değerden, kuraldan, gelenekten bahsedebiliriz? İktidarakiler ülkenin ne yeraltındaki ne yerüstündeki madenleri yabancı yatırımcılara peşkeş çekilmesine göz yumup, Erzincan Uluç'taki maden kazası, daha doğrusu istif edilen toprağın altında kalarak can verdiler. En son daha geçenlerde 11 işçinin öldüğü Balıkesir'deki mühimmat üretimi yapan fabrikadaki patlama. Niğde'de, Gebze'deki toplu hayvan katliamları. İşlerini yaptıkları için, iktidarın borazanı olmadıkları için cezaevlerine atılan gazeteciler. Hükümetin Filistin politikasını eleştiren, bağırdıkları için cezaevine atılan gençler. İki övüne düşürülen mahkûm yemekleri, çıplak aramaya tabi tutulan kadınlar. İşkence ve kötü muameleye tabi tutulan mahkûmlar. Hükümeti övmediği için ceza alan muhalif basın organları. Kanun Hükmünde Kararnameler ile işlerinden atılan yurttaşlarımız, sosyal medya üzerinde iktidarın karşı bir söz söylemesi halinde hemen tutuklanan, mahkemelere sevk edilen insanlar; bu yukarıda yazdıklarım benim uzaklarda kuş bakışı görüp değerlendirdiklerim. Sesli düşündüğüm için ben de ülkeme girişimde tutuklanmış olan birinin öfkesinden çok, ülkeme gelip kaldığım 57 gün içinde gördüğüm sıradan insanların bir travma yaşadıklarına ikna olmama yetti. Ballı börek tatlısı yiyen azınlı bir mutluluk, her yerde şaşaalı yaşamlarını diğerlerinin gözlerine soka soka devam ettiriyorlar. İki çocuğu olan, %50 indirim almasına rağmen 150 bin TL üniversite kayıt parası veren kız kardeşim, 22.104 TL ile evine mi bakacak, taksitlerini mi ödeyecek, her gün ne pişireceğini mi düşünecek? Kira verenlere bu iktidar taş yiyin diyor. Ama bu taşların kendilerine döneceğini, sizi hiçbir iyi niyet, hiçbir kanun maddesi kurtarmayacak, ya ülkede kaçacak ya da ömürlerinizin son dönemlerini o açmaktan mutluluk duyduğunuz cezaevlerinde geçireceksiniz. Sizin adaletiniz sizi, divandaki adalet ise bu halk için tecelli edecek. Moers'den selam ve sevgiyle
Özel sipariş tablo veya eserlerle ilgili detaylı bilgi almak ister misiniz?