DUYURUKitap Siparişi Hakkında
Tüm Haberlere Dön
08 Haziran 2026 01:28

VEFA VEFAT ETTİ

"Aptala malum oldu" ya da "Malumun ilanıdır" hangisini kabul ederseniz? Ben demiş miydim? Demek istemiyorum ama yukarıdakilerin hepsini birden kabul ettim. Bir önceki "Seçimden önceki son çıkış" adlı yazımda birkaç husustan bahsetmiştim. Örnek olsun diye bir merhumu, rahmetli Mevlüt Aslanoğlu'nu da yadedmiştim. Demek ki Mevlüt ağabey benden onu rahmetle anmamı istemiş. Malum, 31 Mart'ta 2972 sayılı Mahalli İdareler Seçimi ile belediye başkanı, il genel meclisi, belediye meclisi ve muhtarlarımızı seçti yurtta yaşayanlar. Bu seçimleri bizler yurt dışında yaşayanlar sadece heyecanla izledik. Genel seçimlerde her ne kadar yurt dışında yaşayanların oy kullanmasına karşı olsam da, bu kez bizler birer heyecanlı izleyiciydik sadece. Sabahın ilk ışıklarına kadar Türkiye Haritası'nın partilerin renklerine göre yeniden şekillenmesini gözlemledik. Elbette benim gibi şehrinden uzakta olmasına rağmen o şehri yaşatan; spor, sanat, ekonomi, sosyal yaşam gibi dinamiklerini iyi bir şekilde izleyen biri olarak Malatya beni hiç şaşırtmadı. Veli Ağbaba, 24/25/26. dönem CHP Malatya milletvekili olarak, ilki yasama yılı 24/4 Esas Numara: 7/42825 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na, Malatya özelinde SGK'ya prim borcu olan kişilere ilişkin yazılı soru önergesi vererek başlattığı olduğu, Malatya'yı TBMM'de en iyi şekilde temsil etme, Malatya ve Malatyalı'nın hakkını koruma eylemine 25.9.2014 yılında başlamıştı. O mikrofonda konuşmaya alıştıkça sesini yükseltti, gür sesi ülkenin her yanında duyulmaya başlandı. Kimi ona "Bu adam neden bu kadar bağırarak konuşuyor?" demiş olsa da onu çok iyi anlıyordum. Bazen ses tonunuz karşı tarafta size muhalif olanların sizi tiye alıp almamasına karar verir. Bunu gerek radyoda çalıştığım zamanlarda okuduğum bir makalede gördüğüm gibi, rütbeli asker dostlarımızdan da duymuştum. Veli Ağbaba'nın ses tonunun yüksekliği yukarıda saydıklarımın hiçbiri değildi. Ağbaba meclis kürsüsünü çınlatırken Malatya'nın don vuran kayısısını, traktörüne mazot koyamayan çiftçisini, on binleri aşan işsizini, gelmeyen hızlı trenini, Çin'den ithal edilen zehirli ürünlere, sulama kanalları ve bitirilemeyen barajlar gibi say say bitmeyecek kadar yazılı ve sözlü önergelerini biliyorum. Bir önceki yazımda bahsettiğim üzere, doğup büyüdüğü yeri seven, orası için güzellikleri özleyen insanların çabaları karşılık görmediğinde bir anda bir soğuma, bir hayıflanma, sonra da küsmeye neden olabileceğini anlayamadık. 16 Mayıs'ta 10. ölüm yıl dönümünü anacağımız rahmetli Mevlüt Aslanoğlu da Malatya'nın siyasetinde, sporunda, ekonomisinde parti ayrımı gözetmeksizin canla başla çalışan, TBMM salonunu Malatya için çınlatan, Malatyalı'nın yaşadığı haksızlıkları bulunduğu her ortamda haykıran biriydi. "Allah'a söylüyorum, Allah'a! Halil Ağa, kimse duymasın, Malatya'nın hakkını ben yedirmem; giderim, Başbakanlık'ta yatarım!" diyerek haykıran o merhumu da kırmadı mı? Küstürmedi mi Malatya? Malatya'nın büyükşehir olması konusunda, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi ve özellikle de kayısı için yaptıklarını şimdi özlemle hatırladınız mı? Ama unutmayın, o kanseri yenerken bir gece kalp krizinden öldü. Yeniden saygı ve rahmetle anıyorum. Mevlüt Aslanoğlu ile Veli Ağbaba'nın ortak yanları, sadece aynı partide siyaset yapan Malatya'nın tek CHP'li milletvekili olmaları dışında, kendileri için bir şey istemiyor olmaları, şahsi bir şey istemiyor olmaları, Malatya'yı girdikleri yerlerde her şeyin üstünde tutmalarıydı. Veli Ağbaba 6 Şubat depreminden sonra Malatya'dan ayrılmadı, "Sen hangi partilisin?" demeden hemşerilerinin yanında oldu. Onlarla üşüdü, onlarla ağladı. AKP Selahattin Başkan'ı aday göstermedi. Selahattin Başkan neden Veli'yi desteklemedi? Neden propaganda döneminde gezmedi? Madem oraya aday gösterilmedi ve hakkında herhangi bir şaibe yoktu ise, neden? Ortak değer Malatya mı? Yoksa sıcak gelen koltuk muydu? AKP'nin yeni adayının da yanında gezmediğine göre bir şey olmalıydı? Ama neydi? Her şey normal seyrinde gittiyse Veli neden desteklenmedi? Umarım Selahattin Başkan bir gün bunu yazar ya da cevap verir. Şimdi de Veli Ağbaba'yı kırdın Malatya. O belki küsmedi. Ya da küstüğünü göstermiyor. Ama siz, sizin için çaba gösterenleri görmemekte ısrar ediyorsunuz. Bulunduğu partide silik, sıradan, sesi çıkmayan bir vekil yapmak istediniz sanırım. Malatya'da depremden sonra yapılması gerekenler konusunda sesinin çıkmasını siz engellediniz. Bundan sonra olacaklar için sizin iyi bildiklerinize gidin. Kent yeniden kurulurken hangi kriterlere göre kurulacağı konusunda bir "kent uzlaşısı"nı bile beceremeyen, desteklemeyen Malatyalı. Şimdi sizin için soru önergesi verecek, ismini bile bilmediğiniz milletvekilleri, partinin ithal ettiği. Partilerinin atanmış bakanlarından Malatya'nın hizmet alması için çaba göstersinler. Ard arda isimlerini dahi sayamadığınız vekillerinizden hizmet bekleyin. Çünkü siz hak etmediniz. Belki de bir AN gelir, bir MEŞALE aydınlatır yolunuzu. Dünyanın değişik coğrafyalarında yaşayan, ortak noktaları Malatya ve "Malatya Diasporası" olan, kurduğumuz, kuracağımız sivil toplum örgütleri ile biz özlediğimiz Malatya'yı yaşamaya devam ederiz. Hayalimizdeki Malatya ile öleceğiz. Tek istediğimiz aydın, gelişmiş ve hak ettiklerini alarak yaşayan bir Malatya. Siz istediğinizi yaşayın, biz sevmekten vazgeçmiyeceğiz.
Özel sipariş tablo veya eserlerle ilgili detaylı bilgi almak ister misiniz?